Amsterdam'ın öne çıkan özellikleri

Amsterdam'ın öne çıkan özellikleri

Tuğçe Dürmüş - Pazartesi, Şubat 4, 2019

Amsterdam’ın dünyanın en popüler turistik şehirlerinden biri olduğu su götürmez bir gerçek. Turistik bir gezi veya şehre yerleşmek…  Amacınız hangisi olursa olsun, öncesinde Amsterdam’ı biraz da olsa tanımanın faydalı olacağı şüphesiz. İşte sıklıkla “Özgürlükler Şehri” olarak adlandırılan Amsterdam’ı herkes için çekici kılan özellikler…

 
Meşhur müzeleri, birbirinden güzel kanalları ve sokakları, eğlence hayatı, küçük tatlı kafeleri ve daha birçok öne çıkan özelliğiyle Amsterdam’ın Avrupa’nın eşsiz şehirlerinden biri olduğunu söylemek mümkün. Tüm bunların yanı sıra birçok kişinin Amsterdam’ı çekici bulmasının en büyük sebeplerinden biri de, şehrin akıllarda ‘her şeyin serbest olduğu yer’ olarak kalması. Bizce Amsterdam’ın sadece bu yönüyle popüler olması şehre yapılan büyük bir haksızlık. Bu şehri keşfetmek için birçok sebep var ve işte bunlardan bazıları…

Uluslararası bir şehir

 
Amsterdam, dünyadaki diğer şehirlerle kıyaslandığında kültürel açıdan en çok çeşide sahip şehirlerden biri. 176 farklı milliyete ev sahipliği yapmasından dolayı kendinizi kısa sürede çok rahat ve bu güzel şehre ait hissedebilirsiniz. Özellikle yeni insanlarla tanışmanın ve çevre edinmenin Amsterdam’da çok kolay olduğunu söyleyebiliriz.

İletişim rahatlığı 

 
Amsterdam’da halkın % 86'sı, iki veya daha fazla dili akıcı bir şekilde konuşabiliyor. Bu nedenle ana dili İngilizce olmayan diğer şehirlerin aksine burada ülkenin kendi ana dilini öğrenme derdine düşmüyorsunuz. Şehirde İngilizce bilmeyen neredeyse hiç kimse yok. Mağazalarda bile çalışanlar arasında İngilizce konuşulduğunu duymanız mümkün. Turistik bir gezinin yanı sıra ortalama seviyede bir İngilizceyle hayatınızı Amsterdam’da rahatlıkla geçirebilirsiniz. 

Küçük bir köy hissiyle kozmopolit hayatın karışımı


Yüzölçümü sadece 219 km² olduğu için Amsterdam’ı kısa sürede keşfedebilir ve birçok yere kolaylıkla aşina olabilirsiniz. Aynı zamanda bu küçük şehre kozmopolit bir yaşam tarzı hâkim olduğu için, Amsterdam’ı köy ve şehir hayatının kombine olmuş hali gibi düşünebiliriz. Şehrin neresinde olursanız olun, bulunduğunuz yere yakın birçok kafe, bar, mağaza ve geç saatlere kadar açık süpermarketler bulabilirsiniz. 

Şehrin mimarisi
 
 
Amsterdam’dan bahsederken şehrin mimarisinden bahsetmemek çok büyük haksızlık olurdu. Amsterdam’daki evlerin hepsi masallardan çıkmış gibi ve renkli binalar normalin aksine enine değil boyuna doğru gidiyor. Bu nedenle şehirdeki binaların çoğu uzun ve ince görünüyor. Evlerin bu yapısı aslında Amsterdam’ın tarihini yansıtan bir özellik. Birbirinden güzel sokakları ve 1281 tane köprüsü ve 165 tane kanalıyla Amsterdam herkesi büyülemeye devam ediyor.

Eğlence şehri
 
 
Amsterdam’ın en önemli özelliklerinden birisi de tam bir eğlence şehri olması. Amsterdam birçok iddialı kanal şenliği, müzik festivali ve etkinliklere ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Şehirde neredeyse her hafta katılabileceğiniz büyük-küçük bir etkinlik veya festival bulmak mümkün. Etkinlik ve festival zamanları dışında da eğlenmek isteyenler için, özellikle Leidseplein, Rembrandtplein ve De Pijp meydanlarında adım başı eğlence mekânları, barlar, publar bulunuyor. Kısaca Amsterdam’da gece hayatı her daim çok hareketli ve “eğlence” kavramı bu şehrin çok önemli bir parçası. 

Dünyanın bisiklet başkenti
 
 
1960’larda başlayan otoyollardaki trafik güvenlik sorunları ve özellikle çocuk ölüm artışlarına çözüm olarak getirilen bisiklet sistemi, şehirde hayat kurtarır nitelikte. 70’lerde şehre iyice dayatılan bisiklet sistemi, ulaşımı çok kolaylaştırdığı gibi daha da güvenli olması sebebiyle tercih ediliyor. Şehri ziyaret eden turistler için de benzersiz bir aktivite olan bisikletle şehrin güzel sokaklarında kanalların keyfini çıkararak gezmek mümkün. Son olarak bisiklet kullanıcılarının, yaya ve araçlardan daha üstün haklara sahip olduklarını unutmayın! 

Tatlı ve peynir deneyimi
 
 
Hollanda’nın kendine ait bir mutfağı var denilmez; fakat meşhur tatlılarından ‘Stroopwafel’, Winkel 43’deki elmalı turta ve ‘Poffertjes’ diye anılan mini pancakeler şehrin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Konu peynir olunca akla ilk gelen ülkelerden olan Hollanda, en çok peynir çeşidine sahip olmasıyla gurme turizmi için de büyük bir potansiyel oluşturuyor. Tavsiyemiz en meşhur peynirlerden olan Gouda’yı denemeden Amsterdam’dan dönmemeniz yönünde. Ayrıca şehrin birçok sokağında özel olarak peynir tadımı yapıp, peynir satın alabileceğiniz dükkânlar mevcut. 

Yüzen Evler
 
 
Amsterdam’daki kanalların ne kadar popüler olduğunu bilmeyen yok. Kanalların birçoğunda da hem yaşama alanı hem de otel olarak kullanılan yüzen evler mevcut. Amsterdam’a gittiğinizde siz de bu evleri dönemsel olarak kiralayıp güne bir kanalın üzerinde başlayabilirsiniz. Laleleriyle meşhur bu şehrin, ‘Bloemenmarket’ adındaki yüzen çiçek pazarına da uğramayı unutmayın.

Müzeler ve sanat
 
 
Amsterdam’da Anne Frank’in evi, Rijkmuseum, Van Gogh müzesi, Rembrandt’ın evi gibi kesinlikle görülmesi gereken yerler mevcut. Her birinde farklı bir deneyimle karşılaşacağınız bu müzelerin yanı sıra, şehirde ünlü sanatçıların eserlerinin yer aldığı sergiler de düzenleniyor. Amsterdam’ın kültürünü yakından tanımak için müzelere ve sanatsal aktivitelere kesinlikle uğramalısınız.

Ünlü yazar John Green’ in söylediği gibi, “’Bazı turistler Amsterdam'ın günah şehri olduğunu düşünüyor, ancak gerçekte Amsterdam bir özgürlük şehri. Ve çoğu insan özgürlükte günah bulur.” Bu söz Amsterdam’ı özetlemesinin yanında aslında şehirde bunlardan çok daha fazlası olduğunu anlatıyor. 

Bizi yakından takip etmek için e-bültene üye olun.

En avantajlı kampanya ve fırsatları kaçırmayın!

Abone ol