Sepetiniz×

Toplam: {{baskettotalprice.toFixed(2)}} {{basketCurrency}}

ROMA OTELLERİ

Roma'daki en iyi otelleri bulun ve şehrin tadını en iyi şekilde çıkarın.

POPÜLER ROMA OTELLERİ 

Roma'nın en çok tercih edilen ve öne çıkan otellerine hemen göz atın.


Roma Hakkında

Roma, binlerce yıl öncesine dayanan zengin ve büyüleyici tarihi, şehrin her köşesine yayılmış sanat ve mimari eserleri, çeşmeleri ve bahçeleriyle çoğu kişi tarafından hayranlık ve heyecanla ’dünyanın en güzel şehri’ olarak anılan ya da daha objektif bakanlar tarafından ‘Batı Medeniyeti’nin Beşiği’ olarak tanımlanabilecek bir şehir.

Roma’yı gezmek tarihte bir yolculuğa çıkmak gibi: Modern toplum bu şehirde, Tiber Nehri’nin hemen yanında Palatino tepesindeki ufak yerleşimler tarafından kuruldu. Bu küçük yerleşimler sonraki birkaç binyılda dev bir imparatorluğa evrildi ve Katolikliğin çıkışına tanık oldu, en sonunda da günümüzde bildiğimiz modern metropole, İtalya’nın başkenti Roma’ya dönüştü. 

Roma’da tarihin pek çok döneminden özenle korunmuş tarihi eser ve harabe bulunuyor. Eski Roma antik eserlerinden en bilinenleri olarak Roman Forum, Colosseum ve Pantheon sayılabilir. Özellikle Pantheon kırk üç metrelik kubbesiyle şehrin en iyi korunmuş eserlerinden birisi. Roma ayrıca Sistine Şapeli ve St. Peter Bazilikası gibi dünyaca ünlü tarihi eserlerin bulunduğu bağımsız bir şehir devleti olan Vatikan’ı da çevreliyor. 
 
İtalya’nın başkenti, Aşk Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri, Arnavut kaldırımlı sokakları, leziz İtalyan yemeklerini ve tatlılarını yiyebileceğiniz şirin restoranlarla çevrili güzel meydanları ile sadece tarihte bir yolculuk değil, sokaklarındaki cafelerden ve restoranlardan hayat taşan capcanlı bir şehri deneyimleme imkanı da sunuyor.
 
Roma’nın merkezinde kısacık bir yürüyüşle bile sanata doymak mümkün. Roma demek sanat demek, çünkü Roma Michelangelo heykelleri, Bernini çeşmeleri, Rafael freskoları, Caravaggio resimleri, İtalyan Rönesansı demek…  
Sanat alanında olduğu gibi modada da Avrupa’nın en etkili şehirlerinden biri olan Roma’yı görmek ve İtalyanca ‘dolce vita’ yani ‘tatlı hayat’ı yaşamak isteyen milyonlarca turist her yıl bu güzel şehre akın ediyor. 
 
Avrupa’nın en gözde turistik ülkelerinden olan İtalya Roma Otelleri sayesinde her bütçeye uygun konaklama imkanları da sunuyor.
 
Bu şehrin hemen hemen her köşesinde, ilginizi çekebilecek her tarihi eserin ya da cazibe merkezinin yakınında her çeşit otel bulunuyor. Roma Otelleri arasında bütçenize uygun seçenekler bulmak da çok kolay. Roma’da kalınacak en iyi lokasyon sizin zevklerinize ve beklentilerinize göre değişse de şehrin her semtine yayılmış olan hosteller, pansiyonlar ve orta karar otellerin Roma’da ucuz konaklama için çoğu şehirden daha çok seçenek sunduğunu söyleyebiliriz.

Roma'da Nerede Kalınır?

Roma’daki oteller bölgedeki diğer şehirlere göre biraz daha pahalı. Bu kadar ünlü ve tarihi bir şehir için bu şaşırtıcı olmasa gerek. Roma’da otel fiyatları geceliği 30 €’dan başlıyor. En pahalı ve lüks otellerin geceliği ise 250€’ya kadar çıkabiliyor. Roma o kadar büyük ve popüler bir şehir ki Roma’da kalınacak en iyi lokasyon için bir öneride bulunmak çok zor. Şehrin her yerine yayılmış olan Roma Otelleri arasında seçim yapmak sizin beklentilerinize bağlı. 

Şehri yürüyerek keşfetmeyi sevenler için Roma’da kalınacak en iyi yer tabii ki şehrin merkezi. Şehir merkezinde kalarak, Pantheon, Aşk Çeşmesi ya da İspanyol Merdivenleri gibi pek çok turistik mekana daha yakın olabilirsiniz. Ancak şehrin merkezindeki otellerin genelde daha pahalı olduklarını akılda tutmakta fayda var. Yine de merkezdeki otellerin fiyatlarını değerlendirirken Roma’da görmeniz gereken yerlere yürüyerek gidebilmenin size ulaşım masrafları ve zaman açısından kazandıracaklarını da değerlendirmenizi öneririz. Örneğin ‘Best Pantheon B&B’ Roma’da kalınacak en iyi yer önerilerinden biri olabilir. Pantheon metro istasyonundan sadece 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan ve görece olarak yeni olan bu oda-kahvaltı şehir merkezinde kalmak isteyenler için harika bir tercih olabilir.
 
Başka bir Roma’da kalınacak en iyi yer önerisi ise Vatikan’ın hemen dışı olabilir.. Böylelikle tarihi ve popüler pek çok mekâna yakın olabilirsiniz. ‘Vatican Station Rome’ için rahatlıkla “söz konusu ulaşım ağı olduğunda Roma’daki en iyi oteller listemizde” diyebiliriz. Metro ve otobüsle ulaşımın çok kolay olduğu bu otel aynı zamanda uygun fiyatıyla da çok iyi bir tercih. Vatikan’ın hemen karşısındaki sokakta bulunan ‘Almandi Vatican Rome’ ise Roma’daki en lüks otellerden biri ve hem lüks hem de merkezi bir otel arıyorsanız sizi pişman etmeyecek bir otel..
 
Lüks Roma Otelleri söz konusu olduğunda şehrin tam kalbinde Roma’nın meşhur İspanyol Merdivenleri’ne bakan son moda ve şık bir otel olan ‘The Inn at the Spanish Steps’ özellikle harika manzarası düşünüldüğünde çok iyi bir tercih olabilir. Zamanında saray olarak inşa edilmiş olan ve gösterişli odalarıyla lüks kelimesinin hakkını veren ‘The St. Regis’ de Roma’nın en güzel otellerinden birisi.
 
Bütçeniz kısıtlıysa ve insanlarla tanışmak istiyorsanız Roma’da kalınacak en iyi yer hosteller. ‘Funny Palace’, Termini tren istasyonunun yakınlarında yatakhane şeklinde canlı ve şirin bir hostel. Son moda odaları ve harika konumuyla özellikle gençler ve maceraseverler için harika bir tercih olabilir. ‘Hostel Alessandro’ da geniş odaları ve Termini Tren İstasyonu’na yakınlığı ile, bütçesi sınırlı olanların değerlendirebileceği bir başka hostel.

Roma'da Ne Yapılır?

Roma sokaklarında öylece dolaşmak bile gözlerimiz için bir şölen, ancak gitmişken mutlaka görülmesi gereken de pek çok yer var. Bunların en önemlilerini Antik Roma ve Katolik Roma diye ayırabiliriz. Antik Roma Colosseo ve Eski Roma mahallelerinden oluşuyor. ‘Caracalla Hamamı’, ‘Colosseum’ ve ‘Pantheon’ Antik Roma’da yer alıyor. Bu antik şehirde dolaşmak ve tarihi koklamak eski bir filmin içine adım atıp tarihte bir yolculuğa çıkmak gibi. Antik Roma’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden en önemlisi Roma’nın en önemli arkeolojik kazılarından olan ve her yıl 4,5 milyon kişinin ziyaret ettiği ‘Roman Forum’..

Katolik Roma ise şehre dağılmış 900’den fazla kiliseden oluşuyor ve bu kiliseleri gezmek tamamen ücretsiz. Elbette Katolikler için bu kiliselerden birinde bir ayine katılmak daha farklı bir deneyimancak inancından bağımsız olarak her  insan bu kiliselerin nefes kesici mimarisini ve güzelliğini takdir edebilir. Roma’daki bu çok sayıda kiliseyi ziyaret ederken dini yapılara uygun ve saygılı bir şekilde giyinmenin önemli olduğunu da hatırlatalım.

Roma şehrinin içerisinde 1000 kişilik nüfusu ve 44 hektarlık alanıyla dünyanın en küçük ülkesi olan Vatikan bulunuyor. Ayrı bir ülke olduğuna inanmanın güç olduğu Vatikan, Katolik Hristiyanların dini lideri Papa burada yaşadığı için de önemli görülüyor... Vatikan’daki en önemli eserlerinden biri şüphesiz, 1626 yılında tamamlanmış olan St. Peter’s Bazilikası.Michelangelo’nun Pieta’sı ve Bernini’nin St. Peter’s Baldachin isimli eserleri burada bulunuyor.  İtalyan Rönesansının bu şaheser binası yeryüzündeki en güzel binalardan biri olarak anılıyor ve Vatikan’da olmasına karşın Roma şehrinin simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yine Vatikan’da bulunan Sistine Şapeli de özellikle tavanındaki freskler ile ünlenmiş ve mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. 1473 yılında inşa edilen Sistine Şapeli’nin tavanındaki freskler Michelangelo’nun en önemli eseri olarak değerlendiriliyor. Yüzyıllardır Papalık seçimleri burada gerçekleştiriliyor. Şapelde İtalyan Rönesansı’nın önemli ressamları Botticelli, Rafael, Perugino, Pinturicchio ve Ghirlandaio’nun da eserleri bulunuyor. Sistine Şapeli’ni her yıl 5 milyon kişi ziyaret ediyor. Vatikan’ı görmek istiyorsanız biletlerinizi önceden almanızı ve uzun kuyrukları beklemeye kendinizi hazırlamanızı öneririz. Giriş ücreti 17€. Kuyruk beklemeden gezmek isteyenler için çeşitli dillerde sunulan rehberli tur hizmetleri de bulunuyor. Biraz daha fazla ücret ödemeyi göze alır ve rehber eşliğinde gezerseniz, bu önemli eserleri gezmenin keyfine yorucu olabilen kuyruklarda zaman kaybetmeden ve rehbersiz kaçırabileceğiniz ayrıntılı bilgileri edinerek varabilirsiniz.

Roma’nın simgelerinden olan İspanyol Merdivenleri ya da ‘Scalinata di Trinita dei Monti’ 135 basamakla ‘Piazza di Spagna’ya ulaşıyor.. Bu 135 basamağı inince Bernini’nin Erken Barok dönem çeşmesi ‘Fontana della Barcaccia’sı ve Roma’nın büyüsüne kapılmış turist kalabalığıyla karşılaşırsınız. Roman Holiday filmindeki Audrey Hepburn gibi bu merdivenlerde meşhur Roma dondurması yiyebilirsiniz. Özellikle gençlerin uğrak mekânı olan İspanyol Merdivenleri sıcak yaz akşamlarını geçirmek için en güzel tercihlerden bir tanesi olabilir.
 
Roma’nın bir başka önemli simgesi deTrevi Çeşmesi. Rivayet odur ki Trevi Çeşmesi ya da nam-ı diğer Aşk Çeşmesi’ne sırtınızı dönüp sağ elinizle sol omzunuzun üzerinden bozuk para atıp dilek dilerseniz dileğiniz gerçekleşir ve Roma’ya tekrar gelirsiniz. Bu rivayet sayesinde Trevi Çeşmesi’nden her gün 3000€ civarında bozuk para toplanabiliyor, 2016 yılında 1,5 milyon dolar toplandığı ve bu paranın Roma’daki yoksullar için harcandığı açıklanmış. Akşam olduğunda aydınlatılan Trevi Çeşmesi hava karardıktan sonra da ayrı bir güzelliğe dönüşüyor, yani burayı mutlaka hem gündüz hem de gece görmelisiniz. Bu popüler turist mekânı, özellikle önündeki fotoğraf çeken kalabalığın dağıldığı gecenin geç saatlerinde ve sabahın ilk ışıklarında özlerinizi alamayacağınız, yani Federico Fellini’nin Dolce Vita filminde Anita Ekberg’in siyah gece elbisesiyle dans ettiği ünlü sahnesi kadar güzeldir. Eğer izlemediyseniz Roma’dan döndükten sonra Dolce Vita’yı da izlemenizi öneririz. 
 
Roma’nın en güzel meydanlarından birisi olan ‘Piazza Navona’’ya ara sokaklardan geldiğinizde güzelliğiyle heyecanlandığınızı göreceksiniz. Biraz soluklanın  ve meydandaki cafe ya da restoranlardan birinde dinlenirken bu meydanın güzelliğinin ve o güzelliğin mimarı olan Bernini’n ünlü Dört Nehir Çeşmesi’nin tadını çıkarın.
 
Tiber nehrinin kıyısından yürüye yürüye en güzel Roma köprülerinden birini, Ponte Vittorio Emanuele II’yi geçince karşınıza Castel Sant’Angelo çıkıyor. Bu silindir şeklindeki büyük bina aslında bir kale olsa da şu anda içinde bir müze bulunuyor. Vatikan’a bağlanan gizli bir tünele sahip olan bu kale, tarih boyunca hem papaların evi hem de hapishane olarak kullanılmış. Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan da bu kalede kalan isimlerden biri.
 
Eğer heykellerle kaplı bir parkta biraz dinlenmek isterseniz Borghese bahçeleri’ni gezebilirsiniz, bahçenin içerisinde yer alan sanat galerisine de uğramanızı öneririz. Borghese bahçelerinin aşağısında Roma’nın en hareketli meydanlarından biri olan ‘Piazza del Popolo’ yani ‘halk meydanı’ bulunuyor, alışveriş için ara sokaklara dalmadan önce burada biraz soluklanabilirsiniz.

Roma'da Ne Yenir?

Yemek yemek Roma’da olmanın en güzel yanlarından biri ve Roma’daysanız tabii ki pizza ve makarna yemelisiniz! Roma’da pizzaların hamuru daha ince ve kıtır hazırlanıyor, Napoli’deki pizzalardan daha az malzeme kullanılıyor. Restoranların hemen hemen hepsinde Pizza menüsü bulunuyor, eğer isminde ‘trattoria’ yerine ‘pizzeria’ yazan restoranları tercih ederseniz daha lezzetli pizzalar yiyebilirsiniz. İtalya’ya gidip pizza ve makarnayı anavatanında yemek için Roma’daki restoranlardan daha iyi neresi olabilir?  

Roma’da yemek yemek için tavsiye edebileceğimiz muhit Tiber nehrinin kıyılarındaki Testaccio.. Geleneksel bir Roma pizzası için ’Da Remo’ya, İtalyan ev yemeği lezzetini tatmak içinse ‘Augusarello’ya uğramanızı tavsiye ederiz. Arnavut kaldırımlarıyla kaplı bohem bir semt olan Trastevere’de de özellikle deniz ürünlerini sevenler için şık restoranlar bulunuyor. Michelin yıldızlı restoranlardan biri olan ‘Glass Hostaria’yı tavsiye edebiliriz.
 
Yaz aylarında Roma’da restoranların dışarıdaki masalarında yani genelde sokaklara atılmış olan masalarda yer bulmakta zorlanabilirsiniz.
Tatlı olarak da yerinde ‘Tiramisu’ yemeyi ve yemeğin üzerine ‘grappa’ ya da ‘limoncello’ içmeyi deneyin. Pişman olmayacaksınız.
 
‘Gelato’ yani İtalyan dondurması da kesinlikle yerinde denenmesi gereken bir lezzet. Özellikle sıcak günlerde şehrin her köşesine yayılmış dondurmacıların önünde kuyruklar görebilirsiniz. Kesinlikle kuyrukta beklediğinize değecek, ancak o kadar çok ve değişik dondurma çeşidi var ki seçim yapmakta zorlanabilirsiniz. 
 
İtalya’nın başkenti Roma da diğer tüm İtalyan şehirleri gibi kahveyi çok ciddiye alıyor. Kahve kültüründe espresso yanında ufak bir tatlı ile servis ediliyor. Şehrin sokaklarındaki mis kokulu cafelerde dinlenip kahve içmeyi ihmal etmeyin. 1900 yılında kurulmuş olan ‘Giotti’ ve barok dekorasyonuyla ‘Canova Tadolini’ kahve içmek için tavsiye edebileceğimiz mekanlar.

Roma'da Alışveriş

Roma otelleri ve restoranları ne kadar çok seçenek sunuyorsa mağazaları da o kadar çok seçenek sunuyor.

Bir moda başkenti olan Roma’da alışverişe doyacaksınız! Roma sokaklarında sadece vitrinlere bakmak bile çok keyifli çünkü İtalyan şıklığı Roma’nın ara sokaklarındaki butiklerin, ufak mağazaların ve atölyelerin vitrinlerinde sizi bekliyor. Kıyafet, ayakkabı, mücevher, sanat ve el yapımı tatlılar: Roma’da alışveriş seçenekleriniz sınırsız! Şehrin lüks moda merkezi Condotti ve etrafındaki sokaklarda Armani, Hermes, Gucci gibi pek çok lüks marka ve irili ufaklı İtalyan butikleri bulunuyor.

Özellikle yağmurlu bir günü geçirmek için 230’dan fazla dükkânın olduğu Eroma 2’ye gidebilirsiniz. Aradığınız her şeyi bulabileceğiniz bu devasa alışveriş merkezinin içerisinde alışverişten yorulduğunuzda dinlenebilmeniz için yiyecek-içecek mekanları da bulunuyor.  Şehrin ünlü bit pazarı Porta Portese’yi de mutlaka gezmenizi öneririz, gizli hazineler bulabilirsiniz.

Roma'da Gece Hayatı

Gece hayatı için uğramanız gereken adres belli: Campo De Fiori. Restoran ve barlarıyla ünlü olan bu bölge hem Romalılar hem turistler için vazgeçilmezdir üstelik fiyatlar da uygundur. Çok sayıda barı gezip gördükten sonra geceyi bölgenin en ünlü gece kulüplerinden biri olan ‘I Giganti’de dans pistinde bitirmenizi öneririz. 

Testaccio şehrin gece kulübü muhiti olarak biliniyorGenelde geceleri gece hayatına düşkün ve taşkın kalabalıklarla capcanlı olan bu muhitte popüler gece kulüpleri ‘Akab’ ve ‘Vilaggio Globale bulunuyor. Campo de Fiori gece hayatında daha sade ve gündelik kıyafetler giyilirken, Testaccio son moda, ‘hip’ ve iddialı kıyafetler giyen müşteriler tarafından tercih ediliyor. Gece hayatı ilginizi çekiyorsa bazı gece kulüplerinin Temmuz ve Ağustos aylarında kapalı olabileceğini aklınızda bulundurmanızı öneririz.

Roma gece hayatının sokaklara taştığı bir şehir. Dans etmekten ya da yüksek ses müzikten hoşlanmıyorsanız bile İtalyan şarabı eşliğinde sakin bir gece geçirmek için çok sayıda mekan bulabilirsiniz.

Roma'daki Festivaller

Şehrin görsel olarak en etkileyici müzik festivalinin ‘Roma Icontra il Mondo’ olduğunu söyleyebiliriz. Bu festivali ilgi çekici yapan sadece katılan uluslararası dev müzik grupları değil, festivalin gerçekleştirildiği mekân. Villa Ada’da gölün kıyısında gerçekleşen bu festival, katılımcılarına muhteşem grupları benzersiz bir atmosferde dinleme şansı sunuyor.

Seçkin dinleyicileriyle her yıl buluşan Roma Oda Orkestrası Festivali de biletlerin en hızlı tükendiği etkinliklerden. Hem ustaları hem de dünyanın pek çok ülkesinden genç yetenekleri güzeller güzeli Gonfalone Oratoryosu’nda dinlemek büyüleyici bir deneyim. Bu festival ilginizi çekiyorsa Roma’ya Haziran ayında gelmelisiniz.

Daha güncel şeyler arayanlar içinse Artist in Rome Experience Festivali var. Bu etkinlikte farklı türlerden sanat eserleri derleniyor. Görsel ve performans sanatları da yer alıyor. Güncel sanata ve Roma sanat ve müzik sahnesine hakim olmak isteyen sanat ve müzikseverler için kaçırılmaması gereken bir etkinlik. 

Roma, tarihi, güzellikleri, mutfağı ve sürprizleriyle sizi kendisine aşık edecek. Bir bakmışsınız, tıpkı milyonlarca Roma aşığı gibi sizin de Trevi Çeşmesi’ne attığınız dilek gerçek olmuş ve şehre tekrar gelmişsiniz. 

Bizi yakından takip etmek için e-bültene üye olun.

En avantajlı kampanya ve fırsatları kaçırmayın!

Abone ol