Sepetiniz×

Toplam: {{baskettotalprice.toFixed(2)}} {{basketCurrency}}

MADRİD OTELLERİ

Madrid'de yapabileceğiniz o kadar çok şey var ki!

POPÜLER MADRİD OTELLERİ

Madrid’in en çok tercih edilen ve öne çıkan otellerine hemen göz atın.


Madrid'in Tarihi

İspanya’nın başkenti Madrid, tarih öncesi çağlardan itibaren, İber Yarımadası’ndaki ilk yerleşim alanlarından biri ve mutlaka görülmesi gereken bir şehir. Madrid’de tarihe dair aradığınızı fazlasıyla bulacağınız kesin ama Madrid zengin tarihine indirgenemeyecek çok modern ve hareketli bir şehir. Sokakları capcanlı, insanları capcanlı ve İber Yarımadası’nın ekonomik, kültürel ve teknolojik merkezi olması sebebi ile şehirde sürekli bir hareketlilik hakim.

9. yüzyılın ortalarında şu anda şehrin en ilgi çekici noktalarından biri olan Royal Palace’ın bulunduğu yere bir kale inşa edilmesiyle kurulmuş olan Madrid şehri o zamandan beri hem İspanya’nın hem de Avrupa’nın en önemli şehirlerinden biri olarak biliniyor. 

 
Şehrin ismini nereden aldığı bilinmiyor ancak çoğu kaynakta Madrid isminin yakınlarındaki Manzanares Irmağı’ndan gelmiş olabileceği belirtiliyor. İber Yarımadası’nda uzun yıllar hüküm sürmüş olan Müslümanların şehri Arapçada ‘su kaynağı’ anlamına gelen “al-Majrīṭ” diye adlandırdığı ve bu kelimenin zamanla ‘Madrid’e evrilmiş olabileceği de değerlendiriliyor.  
 
Şüphesiz Madrid tarihi önemli, ancak Madrid’i ziyaret etmek istiyorsanız size vaat edeceği çok daha fazlası var.

Madrid Kültürü

Madrid’e vardığınız andan itibaren sokaklardan taşan canlılığı fark edeceksiniz. Madrid, hayatın sokaklara taştığı, sokaklarda yaşayan ve geceleri uyumayan bir şehir. Şehrin bu hareketliliği, çoğu Akdeniz toplumunun ama özellikle de İspanyolların fazlaca sakin, yer yer yavaş ve zamanı pek de önemsemeyen ‘siesta’ haliyle ciddi bir tezat oluşturuyor. Kısacası Madrid’de ‘siesta’ beklemeyin, ‘fiesta’ya hazır olun! Bu şehir sürekli uyanık, sürekli hareket halinde, sürekli sokaklarında konuşulan İspanyolca gibi hızlı hızlı akıyor ve sanki dans ediyor. Madrid’de görülecek yerler öyle çok ve yapılacak o kadar çok şey var ki, sangrianızı yudumlarken etrafı izlemeye dalacak vaktiniz kalmayabilir. 

Madrid'in Tarihi Mekanları

Madrid fazlasıyla modern bir şehir olmasına karşın, bazıları ta Orta Çağ’a ait olan tarihi pek çok yapıyı görme fırsatı da sunuyor. Madrid tarihine dair hızlı bir fikir edinmek için ‘’Habsburg Madrid’’ ya da Los Austrias adı verilen eski Madrid’de kısa bir yürüyüş yapmanızı öneririz. Burada labirente benzeyen daracık sokaklar, bu sokaklarda sizi şaşırtacak ufak mağaza ve butikler göreceksiniz. Eski Madrid bütün bir akşamı bir tavernadan diğerine geçerek değerlendirmek için ideal bir bölge.

Şehrin tarihine dair bilgi edinmek için mutlaka görmeniz gereken en önemli mekân ‘Royal Palace’. İspanya tarihine tanıklık etmiş olan ve Barok mimari özellikler taşıyan bu güzeller güzeli saray,  günümüzde ziyaretçilerin ilgi odağı olarak öne çıkıyor. ‘Royal Palace’ın her biri birbirinden etkileyici ve ihtişamlı tam 3418 odası bulunuyor, ne yazık ki giriş ücreti olan 11€ verseniz bile bu odaların hepsini görmek mümkün olmuyor. Sarayın girişi bazı günler ücretsiz olabiliyor fakat bugünler değiştiğinden gezinizi planlamadan internet sitesine göz atmanızı öneriyoruz. Sarayın içine girmeseniz bile bahçesini ve tam karşısında bulunan ve ‘Madrid Operası’yla sarayın arasında yer alan heykel bahçesini mutlaka gezin. Günün hemen hemen her saati ellerinde haritalarıyla gezen neşeli turistler, ispanyol ezgileri çalan müzisyenler, yetenekli sokak sanatçıları, banklarda oturmuş İspanyollar ve karşısındaki ‘Royal Palace’ ile bu bahçe gününüzü güzelleştirebilir. 

Tarihi mekanları ve ihtişamlı sarayları gezmekten hoşlanıyorsanız, Madrid’e gelmişken ‘Royal Palace’ ile yetinmeyip ‘El Escorial Sarayı’nı da mutlaka ziyaret etmenizi öneririz. İnşaatı 21 yıl sürmüş ve1584 yılında tamamlanmış olan bu sarayda İspanya kralı ikamet etmiştir. 1984 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde olan ve Madrid’in 45 km kuzeybatısında bulunan bu saray, her yıl 500.000 turist tarafından ziyaret ediliyor

Eğer tarihi mekanlardan çok doğanın tadını çıkarmayı seviyorsanız ‘Buen Retiro Parkı’nı mutlaka ziyaret etmenizi öneririz. 1505 yılında tamamlanmış olan Madrid’in bu en ünlü bahçesi ve en büyük parkı,  ev sahipliği yaptığı etkinlikler sayesinde hem turistler hem de Madridliler tarafından şehrin en önemli cazibe merkezlerinden biri olarak görülür. Retiro Park, etkinlikleri ve içindeki etkileyici heykeller ve bahçeler sayesinde parkta kısa bir yürüyüş yapma planınızı parkta geçen keyifli bir güne dönüştürebilir. Madrid’i yaz aylarında ya da sonbaharda ziyaret ediyorsanız ‘Buen Retiro Parkı’nda gerçekleştirilen ücretsiz konserleri dinleme fırsatı yakalayabilirsiniz. Madrid’in en önemli müzeleri olan Reina Sofia, Thyssen ve Prado Müzeleri de parka yürüme mesafesinde bulunur. Retiro Park Müze gezmekten yorulduğunuzda dinlenmek için de ideal bir mola yeri.
 
Madrid’de bulmayı beklemeyeceğiniz tarihi bir hazine olan Debod Temple, Cuartel de la Montana Parkı’nda yer alan ve İspanya’ya Mısır tarafından hediye edilmiş ikinci yüzyıldan kalma bir tapınak. Şehrin mimarisiyle tezatlığı ve Madrid’e getirdiği Nil esintisiyle bu tapınak görülmesi gereken yerlerden biri diyebiliriz.
 
Edebiyatla ilgileniyorsanız İspanyol Edebiyatı’nın en bilinen eseri olan Don Kişot’u okumuş olabilirsiniz. Plaza Espana’da bu kitabın ana karakterleri Don Kişot ve Sancho Panza’nın bronz bir heykeli bulunur. Don Kişot’un yazarı Cervantes Madrid için önemli bir simge olduğundan  Cervantes temalı şehir turları düzenlenir ve yazarın yaşayıp öldüğü ev ve Las Trinitarias Descalzas Kilisesi’nde bulunan mezarı ziyaret edilebilir. Henüz bu başyapıtı okumadıysanız belki Madrid yolculuğunuzda size Cervantes’in Don Kişot’u eşlik edebilir. 

Madrid'de Nerede Kalınır?

Madrid’deki oteller ortalama geçelik fiyatı €117 ($141) civarında denebilir. Genellikle Madrid şehir merkezindeki oteller daha pahalıdır. Ancak havaalanı şehir merkezine yakın olduğundan otel seçerken Madrid havaalanına yakın oteller de tercih edilebilir. Tercihiniz ister Madrid merkezdeki oteller ister Madrid havaalanı otelleri olsun, konaklama için Madrid’de her keseye uygun çok sayıda seçenek bulacaksınız. Daire kiralamak ya da butik otel seçenekleri bulmak da mümkün.

Meliá Barajas ve Hilton Madrid Airport Madrid havaalanına yakın oteller. Bu iki otel de havaalanından shuttle servisi ile 5 dakika mesafede ve özellikle uçuşuna kolayca ulaşmak isteyenler için ideal konumda bulunuyor. Meliá Baraja’nın odaları çok rahat ve uçak gürültüsünden rahatsız olmadan uyuyabilmeniz için duvarları ses geçirmez.

Eğer Madrid’deki en iyi oteller ilginizi çekiyorsa ve lüks bir otel arıyorsanız tercihiniz Hotel Ritz Madrid  olabilir. Hotel Ritz Madrid ihtişamlı binası ve size kendinizi kraliyet ailesindenmişsiniz gibi hissettirecek geniş ve ihtişamlı odalarıyla size hayal ettiğiniz konforu sunarken, şehrin en önemli müzelerinden Prado Müzesi’ne de kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunuyor. Hotel Ritz Madrid Pazar günleri sunduğu zengin brunch için de tercih edilebilir.    

Madrid’deki en iyi oteller listesinde mutlaka yer alacak bir diğer lüks otel seçeneğiniz de Westin Palace Madrid ya da diğer adıyla Hotel Palace Madrid. Madrid’deki en ünlü otellerden biri olan Hotel Palace Madrid; Pablo Picasso, Buster Keaton, Salvador Dali ve Marie Curie gibi pek çok ünlü ismi ağırlamış ve tarihi bir binada konumlanıyor. Nefes kesici Barok dış cephesi ve etkileyici mimarisiyle Hotel Palace Madrid lüks otel seçeneklerini değerlendirenlerin her zaman ilgisini çeken bir otel.

Eğer bütçeniz kısıtlıysa ve Madrid’deki ucuz oteller arasından seçim yapmanız gerekiyorsa Madrid merkezdeki oteller Vincci The Mint ve Hotel Indigo’yu öneririz. Hotel Indigo Madrid’in tam kalbinde Callao metro durağının çıkışında bulunuyor. Uygun fiyatına ve gösterişsiz ve sade olmasına karşın Hotel İndigo konuklarına pek çok oteli kıskandıracak kadar güzel bir manzara ve nefes kesici bir çatı barı ve havuz sunuyor. Vincci The Mint ise Madrid’in en eğlenceli otellerinden, öyle ki, bu otelin resepsiyonu bir bar! 
 
Şehir merkezinde kalmak istiyorsanız ancak Madrid şehir merkezindeki oteller bütçenizi aşıyorsa, alternatif olarak hostelleri de değerlendirebilirsiniz. Tüm dünyadan gençler hostelleri hem eğlenmek hem de arkadaşlıklar edinmek için tercih ediyor. Örneğin, The Hat çatı barı olan stil sahibi bir hostel, pek çok etkinlik düzenliyorlar ve misafirlerine eğlence ve gece hayatı için önerilerde bulunuyorlar. TOC Hostel ise sadece tek bir kata yayılmış, bir bar, bir mutfak ve bir holden oluşan, gösterişsiz ve sade bir otel. 
 
Rahatlıkla Madrid otelleri her yaşa ve bütçeye hitap ediyor diyebiliriz.

Madrid'de Ne Yapılır?

Madrid’de yapılacaklar saymakla bitmez: flamenco gösterisi izlemek, sangria içmek, ‘Plaza de Toros’ta boğa güreşi izlemek, paella yemek, ‘Gran Via’da alışveriş yapmak, İspanyol şaraplarını tatmak, ‘Plaza Mayor’da fotoğraf çekmek, ‘Santiago Bernabeu Stadyumu’nda maç izlemek, Rastro bit pazarında gezinmek, eski şehrin sokaklarında kaybolmak, dünyaca ünlü müzeleri gezmek… Retiro Parkı’ndan, Royal Palace’tan ve El Escorial’dan zaten bahsettik. Peki Madrid’de başka neler yapılır? 

Madrid bir sanat şehri ve Madrid’in müzelerini gezmeden Madrid’i gezdim diyemezsiniz. El Greco, Velazquez, Goya, Picasso, Dali, Miro gibi pek çok önemli İspanyol ressamın eserlerini ve sadece Avrupa’nın değil dünyanın en önemli şaheserlerinden bazılarını Madrid’deki müzelerde görebilirsiniz. Müzeleri gezeceğiniz günlerde mutlaka rahat ayakkabılar giyin. Şehirdeki en ünlü ve önemli sanat müzeleri Prado Müzesi, Reina Sofia Müzesi, Thyssen-Bornomisza ve San Fernando Güzel Sanatlar Müzesi. Bu müzeler aynı zamanda Madrid’in en popüler kültürel cazibe merkezleri. Reina Sofia Müzesi 20. yüzyıl sanatına yoğunlaşırken modern İspanya kültürüne ışık tutuyor, Pablo Picasso’nun İspanya iç savaşını anlattığı ‘Guernica’ isimli ünlü eseri bu müzede sergileniyor. Yılda 2,5 milyondan fazla ziyaretçi alan Prado Müzesi ise özellikle El Greco, Goya ve Velazquez gibi İspanyol ressamların eserlerini ön plana çıkarıyor. San Fernando Güzel Sanatlar Müzesi ise her dönemden koleksiyonlarıyla İspanya’nın en önemli ulusal sanat müzelerinden biri. Şehrin yeni sanat merkezlerinden Caixa Forum’u da daha güncel sanat etkinlikleri için ziyaret edebilirsiniz.
 
Madrid sadece İspanya’nın değil, özellikle İspanyollara göre, futbolun da başkenti. Futbol fanatiğiyseniz Real Madrid Stadyum Turu kaçırmamanız gereken bir etkinlik! 1,5 saate yakın süren bu turda ziyaretçiler Real Madrid’in dünyaca ünlü Bernabeu stadını, yani tribünlerini, yeşil sahayı, soyunma odalarını, yedek kulübelerini ve localarını, görme fırsatı buluyor. Futbolla ilgilenen herkes için ilgi çekici olabilecek olan Real Madrid Stadyum turundan sonra  La Liga’yı ya da Real Madrid’in çoğunlukla katıldığı Şampiyonlar Ligi maçlarını izlemenin size apayrı bir keyif vereceğinden emin olabilirsiniz.

Şehrin ilk açık hava çarşısı ve etkinlik alanı olan ‘Plaza Mayor’ da Madrid’de mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. 15. yüzyılda inşa edilmiş olan bu görkemli meydan şu anda çok sayıda mağaza ve restoranla çevrili, ancak Madrid’in bu hareketli meydanının Engizisyon döneminde infazların gerçekleştirildiği yer olduğunu düşünmek insanı ürpertiyor. ‘Plaza Mayor’ Madrid denince aklınıza hep gelecek renkli bir meydan.  İspanyolca ‘güneş kapısı’ anlamına gelen ‘Puerta de Sol’ de ‘Plaza Mayor’dan kısa bir yürüyüşle mutlaka uğramanız gereken ve Madrid’in en kalabalık meydanlarından biri.
 
‘Plaza de Cibeles’ ya da tarihi Madrid postanesini de görmenizi öneririz, bu bina ve önündeki çeşme o kadar güzeldir ki binanın içine girmek için arkadaşlarınıza kart atmak isteyebilirsiniz. 
 
Boğa güreşleri İspanya’da köklü ve halen popüler olan bir etkinlik. Hayvanseverlerin protestolarına karşın bu kanlı gelenek devam ediyor. Eğer İspanyol kültürünün bu biraz vahşi geleneği ilginizi çekiyorsa Madrid’de ‘Las Ventas’ ya da diğer adıyla ‘Plaza de Toros’ yani Boğalar Meydanı’nı ziyaret etmenizi öneririz. Ekim ve Mart ayında boğa güreşi yapılmıyor ancak müzeyi gezebilirsiniz. 
 
Eğer bir gününüzü ayırabilirseniz Madrid’e 70 km uzaklıktaki Toledo şehrini de mutlaka ziyaret etmelisiniz. 1986 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmış olan bu şehir Müslüman, Yahudi ve Hristiyanların kültürel etkileşimlerini yansıtan ve mimarisiyle sizi çok etkileyecek bir şehir. Toledo’yu görmek trenle günübirlik bir seyahate kesinlikle değer. 

Madrid'de Ne Yenir?

Madrid’de yemek menüsünde mutlaka tatmanız gerekenler: Tapas, paella ve deniz ürünleri! 

İspanyol mutfağının dünyaca en bilinen lezzeti: tapas. Ufak kaplarda servis edilen ve Türk Mutfağı’ndaki mezelere benzeyen tapas, Madrid’de mutlaka yemeniz gereken ilk şey. İspanyolların şarabın ya da ‘cerveza’nın yani biranın yanında mutlaka tapas yedikleini gözlemleyeceksiniz. Siz de deneyin. Bir süre sonra bazı mekanlarda içeceğinizle beraber siz söylemeden gelen tapaslara alıştığınızı fark edeceksiniz.

Madrid’de pek çok tarihi taverna var, hem yerel müziği dinleyip flamenco gösterileri izlemek hem de geleneksel yemeklerden yemek için bu eski tavernalara uğrayabilirsiniz. ‘Casa Labra’ ya da ‘Lhardy’yi tercih edebilirsiniz. Her iki mekânda da nesiller boyu devam ettirilmiş lezzetler ve kusursuz tapaslar mevcut. 

İspanya’nın en ünlü geleneksel lezzetlerinden biri de İspanyol pilavı ‘paella’, pilav dediğimize bakmayın deniz ürününden sebzeye bu pilavın içinde pek çok başka lezzet de bulunuyor. ‘La Parrilla de Madrid’ veya ‘Los Arroces de Segis’ paella ya da diğer ispanyol lezzetlerini tatmak için tavsiye edebileceğimiz restoranlar. 
 
Ve tabii ki ispanyol tatlısı ‘churros’! Madrid sokaklarında ‘Churros’ denilen kızartılmış hamur halkalarını sıcak çikolatayla servis eden çok sayıda mekan göreceksiniz. İspanyolların özellikle gece taverna ya da barlardan çıktıktan ya da bol bol dans ettikten sonra bu lezzetli tatlıyı yemek gibi bir adetleri var. Bizim tavsiyemiz ‘Churreria Siglo XIX’ ve ‘Los Artesanos 1902’yi denemeniz. Bu iki cafe uzun yıllardır hizmet veren ve ünü Madrid’i aşmış cafeler. Ancak herhangi bir sokakta da lezzetli bir churros yiyebilirsiniz.
 
Eğer yerel lezzetleri seviyorsanız, yerel ürünleri, çeşit çeşit tapas barları keşfetmek ve şehrin sakinleriyle kaynaşmak için San Miguel Pazarı’na uğrayın. Pazar denildiğine bakmayın dışarıdan gayet modern görünen, içinde enfes yiyecek kokularından ve tabii ki gürültüden başınızın döneceği bir yiyecek çarşısı burası. Nefis kokular ve yiyecekler arasında gezerken, bu cıvıl cıvıl mekanda mutlaka bir şeyler yiyip içmek isteyeceksiniz. 
 
Sangria içmeyi ve İspanyol şaraplarını tatmayı da unutmayın.
 
İspanya’da akşam yemeğinin çoğu ülkeden daha geç, akşam 9 ya da 10’da yendiğini aklınızda bulundurmanızı öneririz, erken giderseniz boş hatta kapalı mekanlarla karşılaşabilirsiniz.

Madrid'de Alışveriş

Madrid’de yapılacak en iyi şeylerden biri de alışveriş, özellikle moda ilginizi çekiyorsa doğru yerdesiniz. Cheuca-Fuencarral başka yerde bulamayacağınız son moda, avangart ve hip kıyafetler için mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir semt. El işçiliği ve özgün tasarımlar için de mutlaka ‘Barrio de las Letras’ı gezmelisiniz.

Madrid’in ana alışveriş caddesi ‘Gran Via’, pek çok ünlü markanın mağazasının sıralandığı geniş bir cadde. 

Tatilde de alışveriş merkezlerinden vazgeçemiyorsanız Azca’yı mutlaka görün. Ünlü markalar ve farklı yeme içme seçenekleriyle Azca, Madrid’de görülecek yerler biterse ya da  Madrid’de ne yapılır diye düşündüğünüz bir gün olursa kurtarıcınız olabilir. 

Madrid Gece Hayatı

Madrid gece hayatı çok hareketli ve bu şehir kesinlikle erken uyumuyor! İspanyollar akşam yemeklerini akşam 9 ya da 10 gibi yiyorlar, dolayısıyla şehirleri gece geç saatlerde bile gündüz gibi canlı oluyor. Madrid’de gece hayatı renkli ve seçenek bol, çok sayıda eğlence ve dans mekanı bulabilirsiniz. 

Madrid’de her mevsim sokaklara taşmış dans eden insanlar ve gece boyu devam eden partiler görebilirsiniz. Ancak genel olarak Madrid gece hayatı ‘Huertas’ ve ‘Malasana’ semtlerinden soruluyor. Madrid gece hayatının gözde semtlerinden ‘Huertas’ bar, müzik mekanları ve clubları ile gece mutlaka uğramanız gereken bir yer. ‘Malasana’ ise daha bohem bir seçenek; Müşterileri genelde indie, rock ve metal müzik sevenlerden oluşuyor ve atmosferi daha sıcak.  

Madrid'deki Festivaller

Madrid’in en çekici yanlarından biri de şehrin sanat hayatı. Madrid’de sadece dünyaca ünlü müzeler yok, müzelerin yanı sıra o kadar çok sanat galerisi var ki, bu şehir sanatla yatıp kalkıyor desek abartmış olmayız. Sanata bu kadar düşkün bir şehrin sanat ve müzik festivallerinden de bahsetmek gerekiyor. 

Sinefiller için bulunmaz bir nimet olan Madrid Sanat Filmleri Festivali her yıl yenilikçi ve modern film gösterimleri gerçekleştiriyor ve pek çok ülkeden sinema sevdalısını Madrid’e çekiyor.  

Müzikle ilgileniyorsanız ‘Mad Cool Festival’ tam size göre! Bu festival geçtiğimiz senelerde  Neil Young, Die Antwoord ve Jane’s Addiction gibi müzisyenleri ağırladı ve gitgide daha popüler oluyor. ‘Madrid Live’ ise şehrin gururlandığı bir diğer müzik festivali. Tek gün süren bu festival WiZink Center’da gerçekleştiriliyor. 

Madrid gezinizi planlarken festival tarihlerine de mutlaka bakmanızı öneririz.

Müzeleri, parkları, tarihi binaları, mutfağı, sıcak insanları ve sabaha kadar devam eden gece hayatıyla Madrid ayrılınca özleyeceğiniz bir şehir.

Bizi yakından takip etmek için e-bültene üye olun.

En avantajlı kampanya ve fırsatları kaçırmayın!

Abone ol